GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATI MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTIYOR

  Cuma, 30.07.2010 11:36:41
 
 

Kadınlarda en sık görülen kanser göğüs kanseridir. İstatistiklere göre her 8-9 kadından birinde hayatının herhangi bir döneminde göğüs kanseri gelişmektedir. 

Türkiye’ de her yıl 30 bin kadına yeni göğüs kanseri teşhisi konmaktadır. Göğüs kanserini önlemek veya tedavi etmek üzerine pek çok çalışma yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. Şu anda en yaygın kabul gören yaklaşım yapılacak düzenli kontrollerle kanser teşhisinin erken konmasını sağlamak ve risk faktörlerini azaltmaya yönelik önlemler almaktır.

1) Yaş: İleri yaş önemli bir risk faktörüdür. Yeni meme kanseri tanısı konan kadınların % 70’i, 50 yaş üzerindedir. Diğer bir deyimle, yaşı 50 yaş üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı, yaşı 50 yaşın altında olan kadınlardan 4 kat daha fazladır. Bu nedenle, 50 yaş üzerindeki her kadın, mutlaka yılda bir defa hekime başvurarak muayene olmalı ve mamografi dediğimiz meme filmini çektirmelidir.  

2) Kişisel meme kanseri hikâyesi: 
Daha önce meme kanseri geçirmiş ve tedavi olmuş kadınlarda, diğer memede kansere gelişme olasılığı normal kadınlara göre 3-4 kat daha fazladır.  

3) Ailede meme kanseri hikâyesi: 
Aile yakınları arasında meme kanserine yakalanmış kadınların, meme kanserine yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre daha fazladır. Örneğin, kız kardeşi veya annesi meme kanserine yakalanan bir kadının, meme kanserine yakalanma riski, diğer kadınlardan 2- 5 kat daha fazladır. Bu kadınlar daha sık ve dikkatli izlenmelidir.

4) Daha önce meme biyopsisi yapılmış olması: Memede bir kitle nedeni ile biyopsi yapılmış ve iyi huylu bir tümör saptanmış olabilir. Bazı kanser olmayan iyi huylu tümörlerin bulunması, kanser gelişme riskini değişik oranlarda artırabilmektedir. Bu, tümörün hücresel yapısına göre değişir.

5) Üreme çağı süresi: Adet görmeye erken başlanması, menopoza geç girilmesi, aktif üreme dönemi uzatmaktadır. Bu sırada kadın daha uzun süre östrojen hormonu etkisi altında kalmakta, meme kanseri gelişme riski artmaktadır. Erken menopoza giren kadınlarda hormon tedavisi yapılmıyor ise, meme kanseri riski önemli ölçüde azalmaktadır. Elli yaşından sonra adet görmeye devam eden kadınlarda, meme kanserine yakalanma riski az da olsa artmaktadır.  

6) Doğurganlık hikâyesi:
 İlk çocuğu doğurma yaşı önemlidir. İlk çocuğunu 30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranı 20 yaşından önce doğuranlara göre 2 kat fazladır. Hiç çocuk doğurmayan kadınlarda risk hafif yükselmektedir  

7) Sosyoekonomik seviyenin yüksekliği: 
Varlıklı, sosyoekonomik düzeyi yüksek olan kadınlarda, meme kanseri görülme oranı daha fazladır. Bu ailelerin kızları daha iyi beslendikleri için daha erken gelişmekte ve erken yaşta adet görmeye başlamaktadır. Ayrıca bu çocuklar büyüdükleri zaman eğitim ve iş nedeni ile daha geç evlenmekte ve daha geç çocuk sahibi olmaktadırlar. Bu nedenlere bağlı olarak üreme çağının erken başlaması, geç doğurma gibi nedenler sebep olarak sayılabilir. Ayrıca bunların dışında başka faktörler de rol almaktadır.  

8) Östrojen hormonu tedavisi görenler: 
Menopoz nedeni ile uzun süre östrojen tedavisi ( 10 yıldan fazla) gören kadınlarda, meme kanseri oranı artmaktadır. Fakat hormon tedavisi almayan kadınlarda da, kalp hastalıklarında ve osteoporoz gibi sorunlarda artış ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, menopoz yakınmalarının azaltılması amacı ile östrojen verilmesi önerilebilir fakat mutlaka bir hekim kontrolü altında yapılmalıdır.  

9) Doğum kontrol hapı kullanılması: 
Bu konuda farklı görüşler olmakla birlikte hafif bir risk artışı olduğu ileri sürülmektedir. On yıldan önce doğum kontrol hapını bırakmış olan kadınlarda ise, bu risk tamamen ortadan kalkmaktadır.  

10) Alkol kullanılması: 
Fazla alkol alan kadınlarda, almayan kadınlara göre risk nispeten artmaktadır. Günde 3 bardak yüksek dereceli alkol içen bir kadının meme kanserine yakalanma riski, hiç içmeyen kadına göre 2 kat daha fazladır. Alkol alımının günde bir kadeh ile sınırlandırılması önerilmektedir.  

11) Sigara: 
Sigaranın kesin bir etkisi gösterilememiştir. Fakat genel sağlığı etkilediğinden dolayı bırakılması önerilmektedir.

12) Şişmanlık ve yağlı beslenme: Bazı çalışmalarda şişmanlığın, özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda meme kanserine yakalanma riskini artırdığı gözlenmiştir. Özellikle, doymuş yağların fazla bulunduğu yağlı et gibi yemekler ve yağlı süt ürünlerinin fazla alınmasının bu riski artırdığı ileri sürülmüştür.

13) Göğüslerin Büyük Olması: Yaygın kabul gören diğer risk faktörlerinin yanında özellikle göğüs büyüklüğünün Meme kanseri riskini artırdığına dair kanıtlar mevcuttur. Bir anatomik çalışmada meme dokusu ne kadar fazla ise meme kanser hücresine dönüşme riski olan meme hücrelerinin de o kadar fazla olduğu görülmüştür. Bu çalışma dikkate alındığında göğüs dokusunun küçültülmesinin meme kanseri riskini azaltacağı kolayca öngörülebilir.

Göğüs Kanseri riski yüksek kadınlar için planlı olarak göğsün içinin tamamen boşaltılması işlemi uzun süredir uygulanmaktadır. Ülkemizde çok yaygın olmasa da zaman zaman uyguladığımız bu işlemde göğüs derisi ve meme başı korunarak göğüs içindeki meme dokuları tamamen temizlenmekte, çıkarılan göğüs dokusunun yerine ise silikon protez konmaktadır. Ancak bu işlem sonucu ortaya çıkan yeni göğüs doğallıktan uzak yapısıyla kadınlara rahatsızlıklar vermektedir ve daha ileri yaşlarda yapılması daha uygundur. Ayrıca yapılan çalışmalar bu işlemin koruyuculuğunun %100 olmadığını ancak %90 oranına ulaştığını ortaya koymuştur.

Son zamanlarda çok merkezli olarak yapılan diğer bazı çalışmalar ise göğsü tamamen alınmayan, sadece göğüs küçültme ameliyatı olan hastalarda da meme kanseri görülme riskinin azaldığını ortaya koymuştur. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Danimarka ve İsveç’te binlerce kadın üzerinde yapılan bir çalışmada meme küçültme operasyonunun kadınlarda meme kanseri oluşumunu belirgin derecede azalttığı görülmüştür. Bu çalışmaya göre Plastik Cerrahlar tarafından yapılan meme küçültme ameliyatları meme kanseri oluşma riskini %50-70 azaltmaktadır.

Göğüs küçültme ameliyatları pratik uygulamada estetik amaçlar ve vücudun yükünü azaltmak amacıyla yapılıyor ise de, ameliyat sırasında meme dokusu miktarının azaltılması ve içerde mevcut hastalıklı dokuların da ameliyat sırasında temizleniyor olması nedeniyle meme kanseri riskini de otomatik olarak düşürmektedir.

Meme kanseri riski yüksek kadınlar için göğüs küçültme ameliyatı ek bir koruyucu yöntem olarak düşünülebilir. %100 koruyucu olmasa da ameliyat sırasında cerrahın öncelikli olarak meme dokularını küçültmeyi amaçladığı bir ameliyat tekniği belki de daha fazla koruyucu olacaktır.

Göğüs Küçültme ameliyatları  hakkında daha fazla bilgi edinmek için 

www.plastikcerrahi.org sitesini ziyaret edebilir ve özel sorularınızı cemiltugay@plastikcerrahi.org adresine yazarak Op.Dr. Cemil Tugay’a sorabilirsiniz.

 

Peki, bilinen risk faktörleri nelerdir?

 
  
 
 
 
 
 
 
 
 
BURUN ESTETİĞİ AMELİYATI
Amaç Artık Sadece Estetik Değil Aynı Zamanda Daha İyi Nefes Almayı Sağlamak
BOTOX
BOTOX ZARARLI MI? BOTOXTAN KORKMALI MIYIZ?
BÜYÜK GÖĞÜSLER HEM VÜCUDA HEM DE PSİKOLOJİYE AĞIR YÜK
BÜYÜK GÖĞÜSLER HEM VÜCUDA HEM DE PSİKOLOJİYE AĞIR YÜK
GÖĞÜS KÜÇÜLTME
NEDEN GÖĞÜS ESTETİĞİ? NEDEN GÖĞÜS KÜÇÜLTME?
GÖĞÜSLERİNİZ NASIL BÜYÜR?
İLERİ DÜZEYDEKİLER İÇİN GÖĞÜS BÜYÜTME HAKKINDA BİLGİ.
HER YAŞIN BİR ESTETİĞİ VAR
HER YAŞIN BİR ESTETİĞİ VAR
GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATI MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTIYOR
GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATI MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTIYOR
ERKEKLERİN GÖĞÜSLERİ NEDEN BÜYÜR? BU SORUN NASIL TEDAVİ EDİLİR?
ERKEKLERİN GÖĞÜSLERİ NEDEN BÜYÜR? BU SORUN NASIL TEDAVİ EDİLİR?
SİLİKON EFSANESİ
SİLİKON EFSANESİ
EMZİRME GÖĞÜSLERİ SARKITIR MI?
EMZİRME GÖĞÜSLERİ SARKITIR MI?
GÖGÜSLERİNİZ NASIL BÜYÜR?
Yeni başlayanlar için Göğüs Büyütme Hakkında Bilgi.
Dr. Cemil Tugay'ın Tüm Yazılarına Ulaşmak İçin Tıklayın
E-Posta Adresiniz:
Telefon Numaranız:
Sorunuz? :

Merak ettiğiniz konularda bize ulaşın. Sorularınız için, haftaiçi saat 10:00-18:00 arasında bize online ulaşabilirsiniz.
Online Danışma İçin Tıklayın


Yasal Uyarı: Estetik ve Plastik Cerrahi uygulamaları hakkında bilgi verme ve iletişim sağlama gayesiyle hazırlanan bu site ticari niyetler güdülerek veya reklam yapma amacıyla kurulmamıştır. Site içeriği plastik cerrahi uzmanı Op.Dr. Cemil Tugay’ın tecrübe, bilgi ve birikimlerine dayanarak kendisi tarafınca hazırlanmıştır. Bilgiler her ne kadar güncel tutulmaya çalışılsa da plastik cerrahi bilimindeki yenilik ve gelişmelere paralel olarak değişmeler gösterebilir ve doktorun en güncel uygulamalarını ya da görüşlerini, ayrıca herhangi bir tedavi için tüm seçenekleri içermeyebilir. Bu konuda sorumluluk kabul edilmez. Burada verilen bilgilere dayanarak uygulanan tedaviler konusunda hiçbir sorumluluk kabul edilmez. Burada verilen bilgiler, tıbbi bir uygulama, tedavi ya da ameliyat konusunda karar vermeye veya başkalarını yönlendirmeye dayanak olmaz, olamaz. Herhangi bir işlem yaptırmayı düşünen bir kişi yetkili ve ruhsatlı bir sağlık kuruluşunda mutlaka uzman doktor muayenesine tabi tutulmalıdır. Bu siteye giren kişiler bu şartları kabul etmiş sayılırlar. Yasalar gereği bu sitede, hastaların ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası resimleri yayınlanmamaktadır.